GEVRAKİ HOCA
EFENDİ

Gevreklili Hacı Abdülkadir Efendi (1831-1904)
Ulemadan Gevreklili Ali Efendinin oğlu olup
1831 yılında Konyada doğmuştur. İlk bilgilerini
babasından tahsil etmiş, sonra Akşehirde Hacı
Ali Efendi, Karaağaçlı Hacı Emîn Efendi, Uşaklı
Hacı Ahmet Efendi ve Antepli hocalarda okuyup
icâzet almıştır. Konyada Karakurt Mahallesinde
bulunan ve zamanla harap hâle gelen Hacı Fettâh
Medresesini imar ettirip eğitime başlamış,
bundan dolayı, medrese, Abdülkadir Efendinin
köyünün nispetle Gevrakî (Gevreklili) Medresesi
adıyla anılmaya başlamıştır.
Uzun yıllar müderrislik yapan Hacı Abdülkadir
Efendi, 1894 yılında Konya müftüsü olmuş ve bu
görevi, on yıl sürdürmüştür. Müftülük görevinin
yanı sıra medresede öğrenci okutmaya da devam
etmiş, 43 öğrenciye icâzet vermiş ve bu
öğrencilerden dördü, müftü olmuştur. Hacı
Abdülkadir Efendi, 7 Aralık 1904 (29 Ramazan
1322) Çarşamba günü Konyada vefat etmiştir.
Kabri, eski garajdan muhacir pazarına doğru
yeni açılan çift şerit yolun ortasında
bulunmakta olup mezar taşında Gevraki (Gevreklili)
Abdülkadir Hoca ibaresi yazılıdır.
Bu değerli âlim, daima fakir-fukarayı kollamış,
dinine son derece riayet etmiş, yasaklardan
kaçınmış, bildiği ile amel etmiş, hiç kimseden
çekinmeyip doğruyu söylemiş, faziletli, vakar
sahibi, muttaki bir âlim, sosyal problemlere
karşı duyarlı ve sorumlu bilge bir kişi olarak
Konyalıların kalbinde taht kurmuştur.
Rivayete göre, Gevrekli köyünden birisi, bir
danayı diri diri yüzmüş, bu yüzden de
Gevreklilere danacılarlakabı takılmasına neden
olmuş. Ancak bu rivayet, çevre köylerin sınır
kavgalarında psikolojik üstünlük kurmak amacıyla
uydurdukları, gerçeğiyle hiçbir alakası olmayan
tamamen asılsız bir karalamadan ibarettir.
Elimizdeki yazılı kaynaklara göre, bu olayın
gerçek hikâyesi, şu şekilde geçmiştir:
1890-1900 yılları arasında dönemin Konya valisi
Avlonyalı Ferit Paşa, oturak alemlerinin alıp
yürümesi üzerine bunu önlemek için bir tedbir
düşünür. Tedbiri, gizli-kapaklı gayr-i meşru
hayatı, meşru bir zeminine oturtmaktır. Vilâyet
İdare Meclisinden bir genelev (o zamanki adıyla
kerhâne) açma kararı çıkartır. Karar, diğer
üyeler tarafından imzalanıp onaylanırken,
Gevreklili Konya Müftüsü Hacı Abdülkadir Efendi
(1831-1904), imza atmaktan kaçınır. Bunun
üzerine vali, sinirli ve sert bir şekilde imza
atmamasının sebebini sorar. Bu bilge kişi, şu
cevabı verir:
Sizi korumak için imzadan istinkaf ettim.
Sizden önce Konyada bir vali vardı. Dana etini
çok sever, sofrasından eksik etmezdi. Bu sebeple
halk, bu paşaya Danacı Paşa adını koydu. Siz de
kerhâneyi açacak olursanız, halk size de
Kerhâneci Paşa adını koyar. Eğer buna razı
iseniz, genelevi açınız
Hacı Abdülkadir Efendinin bu dâhice cevabı
karşısında vali Ferit Paşanın yüzü,
mahcubiyetten kıpkırmızı kesilir ve Konyada bir
genelevi açmaktan vazgeçer.
Merhum Konya
Müftülüğü Görevinde Bulunan
Gevraki Hocamız'
ın Ruhu Şad ola...
KERHANECİ VALİ
Vali Ferid Paşa gizli
fuhşun önüne geçmek için şehirde bir genelev
açmak ister. Bu konuda İl Genel Meclisinden de
bir karar alır. Karar yazılıp ertesi gün üyelere
verilir. Müftü Gevraki Hoca imza etmez. Vali
imza etmeyişinin sebebini Gevrakiden sorar.
Gevraki merhum şu cevabı verir:
- Zamanında Konya Valilerinden biri dana etini
çok severdi. Sofrasında daima dana eti
bulunurdu. Bu yüzden halk Valiye (Danacı Paşa)
lakabını takmıştı.
Şimdi siz de kerhane açmaya kalkışıyorsunuz,
temiz adınızın memlekette ne şekilde anılacağını
düşünerek imzadan çekindim.der.
İnşallah Önceki Vali Bizim Köyden
değildir....(Latife)
|